24 Mayıs 2014 Cumartesi

Gece Nöbeti/ Tess Gerritsen-Yorum


Arka Kapak Yazısı: Bir yanda büyük şehir hastanelerinin baş döndürücü kalabalığında kazanılan deneyim ve başarılar; diğer yanda küçük bir kasabanın acil servisinde, mezarlık vardiyası da denen sakin gece nöbetleri.

Bir yanda gece yarısı anlaşılamayan bir nedenle hastaneye bırakıldıktan sonra kaybolan yaşlı bir adam; diğer yanda her şeyden habersiz, patlamaya hazır birer saatli bomba gibi sokaklarda dolaşan kadınlar.

Bir yanda bakıma muhtaç yaşlı bir anne, mutsuz bir kızkardeş ve parçalanmak üzere olan bir aile;diğer yanda kuşkular üzerine kurulu, kaçamak bir aşk. 

Ve hepsinin ortasında tek başına bir kadın doktor: Toby Harper. Başta mesleki itibarını kurtarmak için giriştiği onur mücadelesi, bir süre sonra karanlık güçlerin de dahil olmasıyla, ölümcül bir kedi fare oyununa dönüşüyor. Kayıp bir hastanın peşinde, kendisini tehlikenin tam ortasında bulan Toby Harper'ın heyecan dolu hikâyesi beklenmedik sonuyla kanınızı donduracak.

Sayfa Sayısı: 471







YORUMUM:

             İlk Tess Gerritsen kitabımdı ^^  Kurgusuna hayran kaldım. Ayrıca Toby karakterine de, ben olsam annesinin olayını o kadar zekice çözebilir miydim hiç emin değilim :D Annesinin 
alzheimer hastası olması kötü bir durum zaten bu hastalık gerçekten hastanın yakını için işkence gibi bir şey oluyor ilerledikçe (çok yakınım var malesef) Tıbbı gerilim okumamıştım önceden ve çok ilgimi çekti açıkçası ama asıl harika olan ise otopsi ehehe :) Kesiyorlar ve elinde vıcık vıcık organlar tiksindirici gibi ama değilmişte gibi :D

16 Mayıs 2014 Cuma

Bu aralar.. #SOMA

Kısa keseceğim mağlum olanlar.
Gece Nöbeti kitabını bitirdim yorumum daha sonra gelecek. Kakaolu sütte vazgeçilmezim :)


Ve Edebiyat performans ödevim içinse Sessiz Oda'yı seçtim daha şu anlık 100. sayfalardayım :)

3 Mayıs 2014 Cumartesi

Aşk Ve Gurur/Jane Austen-Yorum^^

Merhaba :)
Evet bir haftaya yakın süredir Aşk ve Gurur'u okuyorum.Bu günde bitti :( Ve içtenlikle söylüyorum çok sevdim.
Klasiklere karşı bir korku ve ön yargı  vardı içimde sıkıcıdır, okunmaz, tipim değil vs.. :D Hiç beklediğim gibi değildi ve beni çok şaşırttı umduğumdan fazlasının bulmanın sevinciyse ohho havalara uçurdu. Bu arada ben sanırım Bay Darcy'e aşık oldum :O (Klasik ergen vakaları dikkate almayanız)


KONU: 

Kibir ve gururu dize getirebilecek tek gerçektir, AŞK... 

Klasik dönem romanları arasında önemli bir yere sahip olan Aşk ve Gurur, 18. yüzyıl İngilteresinde geçen unutulmaz bir aşk hikâyesini konu alıyor. 

Orta halli bir ailenin zeki ve neşeli kızı ile kibirli ve mağrur olmasının yanı sıra son derece dürüst ve varlıklı genç bir adamın neredeyse nefretle başlayan ilişkilerinin büyük bir aşka dönüşünü anlatan bu kitapta, biri gururlu diğeri ön yargılı iki insanın zaman ilerledikçe yanıldıklarına ve birbirlerine yaptıkları onca haksızlığın yalnızca aşkla telafi edilebileceğine şahit olacaksınız.

Sayfa Sayısı:
472




18. Yüzyıl İngiltere'sine vuruldum diyebilirim. İnsanlar o zamanlar ne kadar kibar ve ağır başlıymış. Hele Elizabeth o kadar mantıklı ki neden ben böyle değilim ki yeaa tavırlarına girdim :D O zamanlarda yaşasaydım keşke diyorum sürekli. En nefret ettiğim karakter ise Bayan Bennet oldu Allah ona akıl fikir versin söyleyecek bir şey bulamıyorum o cahil, kafayı kızlarını evlendirmekle bozmuş kadına-_- 
Wickham'dan bile bu kadar nefret etmiyorum yani. Neyse kitapta Elizabeth ile Bay Darcy yakınlaşmaları, konuşmaları geçtikçe benim ağzım kulaklarıma varıyordu resmen! Nasıl kıskandım onları anlatamam. ^^

28 Nisan 2014 Pazartesi

Yeni Bir Hafta Yeni Bir Kitap :)

Merhaba! :)
Yeni bir haftaya başladık ve yine sınavlar başlıyor ki benim sınavlarım bitmeden tekrar başa döndü. Performans ödevleri de art arda sıralandı ve işin içinden nasıl çıkacağımı inanın hiç bilmiyorum. Zaten yazılarımın arasına 3-4 gün giriyor bu sefer kim bilir kaç gün olur..





Aşk ve Gurur'u okuyorum yaaa evet ben klasik roman okuyorum O.o Normalde klasiklerden kaçardım bu sefer ilk yapıp okuyayım dedim zaten bahar şenliği listemde de var kendileri, korktuğum gibi çıkmadı en azından hemencicik akıyor sayfalar :)
Kitapta ki kızların annesi ve çoğu hemcinsim erkek peşinde koşuyorlar ki bence çok aptalca(banane abi erkek kızın peşinde koşacak -_-) o zamanlar insanların derdinin bu kadar önemsiz bir şey oluşu ilginç. Ama elde değil o yakışıklı erkeklere hayranlık duymamak ^^

Neyse kaçtım ben! :D Bol kitaplı haftalar!! ^^

25 Nisan 2014 Cuma

Ateşböceği Yolu/Kristin Hannah-Yorum

Bu yorumu taze taze hala gözlerim yaşlı ve burnumu çeke çeke yapmanın daha iyi olacağını düşündüm.
Evet bu kitap öyle harika bir kitap ki etkilenmeyen birisine insan demem ben. Duyguları çok iyi bir şekilde aktarması, empati kurmayı sağlaması kitabın içinde onlarla bir bütün olmamızı sağlıyor. Yazar gerçekten fazlasıyla başarılı. Evet malesef ki çok başarılı bu biçim de etkileyip beni hüsran ediyor. Böyle bir şey nasıl olur ya, nasıl olur da böyle biter gerçekten şu an ikinci kitabına başlıyabilecek güçte olduğumu düşünmüyorum. Şu sürelik bu kadar ağlamak yeter. Hele ki bu kitabı 3. okuyuşum olduğunu söylemem lazım ve beni ilk defa okumuş gibi çok etkiliyor. Gerçekten bu kitabın yeri çok ayrı.

Kitabın konusuna gelirsek:                                  

KONU:
70'lerden 2000 li yıllara dek uzanıyor. Tully ve Kate adında iki karakterimiz birbirlerinden çok farklı olmalarına rağmen yıllarca süren bir arkadaşlığa sahip oluyorlar. Tully eroin bağımlısı annesi ile zorlu bir hayat, Kate ise mutlu aile tablosu çizebilecek türde bir hayata sahiptir. Kate'in tek sorunu arkadaşı olmaması ve çekingenliğidir. Bir gün Tully ve annesinin Kate'lerin evlerine yakın bir eve taşınmalarıyla başlıyor hikaye. Tully'nin bir anlık içini dökmesiyle bu arkadaşlık filizleniyor